z kuşağının siyasi tercihinin ak parti olması

metropoll anketinden çıkan gerçek.
www.odatv4.com/metropollden…
yüzde 22,3 akp
yüzde 19,9 chp
yüzde 6-8 mhp
yüzde 4,9 iyi parti
yüzde 3,1 hdp
yüzde 1,5 gelecek partisi
yüzde 1,4 deva partisi
yüzde 0,9 saadet partisi
yüzde 1,5 ise diğer partiler…”

“kararsızım” diyenlerin oranı yüzde 7 olurken “protesto oy” yüzde 17,6, “cevap yok” diyenlerin oranı ise yüzde 13 oldu.

istatistik mini etek gibidir, çok şey gösterir ama en önemli şeyi göstermez. alex ferguson

anketler mini etek gibidir, çok şey gösterir ama en önemli şeyi göstermez. zk31çp

bu anket palavra. hangi genç onlar böyle destek veriyor. anket başakşehir de mi yapıldı.

ak parti genel merkezinde yapılmış sanırım anket. aynı anket şirketi istanbul seçimlerinde binali beyi favori görüyordu.

10 kişiden 2’si akapeye vereceğim demiş, bu fena bir oran değil bunlar da eminim başıma bir iş gelmesin belki başımı sokacağım bir iş verirler umuduyla verilen yanıtları içeren ankettir. bugünün akape vekillerinin çocukları bile marjinal islamcı akapenin gitmesini istiyor. kaldı ki chpnin akapeye bu kadar yaklaşmış olması da bence sözlük sürüngenlerini korkutmalı.

anketi melih gökçek e yaptırmışlar herhalde.

bence mümkünatı olmayan bir durumdur.

pek mümkün görünmeyen durum.
anketi yapanların z kuşağı dedikleri isminin ilk harfi z olan amcalar olabilir mi? çok da şaşırmam yani bu özgüvenli cehalete alıştık çünkü.

anket cami çıkışında mı yapılmış?

anketi zimbabwe cumhuriyetinde yapmışlardır. kim bilecek?

nerede yapılmış bu anket? hangi okullara mensup insanlara yapılmış? anket yapılan insanların ailelerinin sosyoekonomik durumu nasılmış? bir şeyler belirtilmiş ancak 647 kişiye dayanarak “z kuşağı” adına konuşmak kadar aptalca bir şey yok.
daha geçen sene anket çalışması yapmış bir insan olarak söylüyorum, spesifik sonuçlar almak için 81 şehirden, her yaştan, her okul grubundan, her cinsiyetten eşit sayıda anket sonucu almaları gerek. anketlerle güvenilir sonuçlara ulaşmak gerçekten çok zor. ya derinlemesine bir araştırma yapılacak ve böylece hata payı en düşük seviyeye ulaştırılacak, ya da belirtilecek, şu şehrin, şu grubun tercihleri bunlar diye. şimdi ben bu çalışmanın neyine güveneyim allah aşkına?

şu z kuşağı lafından bıktım artık.

” kararsızım” diyenlerin oranı yüzde 7 olurken “protesto oy” yüzde 17,6, “cevap yok” diyenlerin oranı ise yüzde 13 oldu.”

en çok bunların kızdım. bir de atatürk bunlar için ;

“ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. cumhuriyet’i biz kurduk, o’nu yükseltecek ve sürdürecek sizlersiniz.” demişti.

fazla bile demişsin sevgili ve saygıdeğer başkomutanım, bunlar kendi evinin geleceğini bile sürdüremezler. ayrıca bu şartlarda ak partiye ve cumhur ittifakına oy verenler, yarın sokakta dilenip, işsiz borç içinde intihar ederse sonra ağlamasın. bari kendiniz intihar edin. gidip masum çocukları ve eşlerinizin canına kıymayın.

evet fazla sert ve sadistçe gelebilir cümlelerim ama aşırı merhamet sadece allah’a mahsustur ve ben de allah değilim. onlar gibi çoğunluk yüzünden yarın ben, ailem, sevdiklerim de ceremesini ödeyecekler.

hayat her zaman kendi hayatımızda, ülke hayatımızda da, kariyerimizde de ve aile yaşantımızda seçimlerden ibarettir.

tercihinin bedelini ödeyince ağlayacaksanız, oynamayalım.

tanım ; z kuşağının siyasetten anlamadığına done bir ankettir.

edit ; tanım eklendi ve imlalar düzeltildi.

z kuşağının haberinin olmadığı ankettir.

soru partiler olarak sorulduğunda çok da şaşılmayacak sonuçtur. hatta aileleri büyük oranda akp’li olan çocukların sadece %22’sinin akp’ye oy vereceğim demesi millet ittifakı açısından olumlu bir gelişme. burada benim şaşırdığım chp’den daha iyi çalışan ve gençlere yönelik projeler açıklayan iyi partinin mhp’den bile düşük çıkması. artık seçimler partiler olarak değil ittifaklar olarak yapıldığı için bu veri millet ittifakı adına çok umut verici bir sonuç. bu sorunun ardından imamoğlu ya da yavaş’a oy vermeyi düşünüyor musunuz sorusu sorarsak z kuşağının asıl tercihlerinin anlaşılacağını tahmin ediyorum başka anketlerde çıkan sonuçları dikkate aldığımızda.

%50 oyu neredeyse standart hale getirmiş bir partinin genç tabanda yarı yarıya eridiğini gösteren ankettir. z kuşağından oy çıkmaz vermezler diyenler 2002’den beri bu sene kaybederler diyen kitle ile aynı. realiteden kopmaya gerek yok. kendi genç tabanında yarı yarıya erime bir parti için yeterince kötü bir olay zaten. cumhurbaşkanlığı bazında iktidar partisinin kaybetmesi 19 yıldan sonra ilk defa olasi hale geldi. muhalefet faiş bir hata yapmazsa da bu olasılık gerçekleşecek. kulaktan dolma işlerle yürümeyi bırakıp realite göz önüne alınsaydı bu ülkede zaten bir parti 20 senede yetkileri daha da genişleyerek iktidar olmazdı. yoksaymak görmemek malesef gerçekleri değiştirmiyor.

bundan z kuşağının haberi var mı?

tek ümidimiz yitmiş bulunmakta.

azılı sosyalist olan yeğenimi(19) geçenlerde anket şirketinden aramışlar. tüm sorulara akpli gibi cevap vermiş.
nedenini sordum, kandırdım dedi.
yeni nesil biraz değişik, benden söylemesi.

bilgisayar, internet, akıllı telefon, sosyal medya z kuşağının olmazsa olmaz parçası. bunlar olmadan hayata tutunamaz, ölürler. bu kuşağın oyunu almak isteyen parti, seçim öncesi bol bol beleş megabayt dağıtırsa , belki o zaman oyları kazanır.

zaaa kuşağı olmasın?


askerliğin kadınlara da zorunlu olması gerekliliği

madem eşitlik.. her yerde, her alanda eşitlik olsun.

askerliğin erkeklere de zorunlu olmaması gerekliliği. çok daha eşit.

zorunlu yapılması hmm…

o pis ortamı o güzel varlıklara layık görmüyorum. özellikle bizim ülkemizin şartlarında.

nüfus azlığı olsaydı eğer belki. ama artık teknolojinin gelismis olması dolayısıyla ülkeler bu yükü artırmak yerine daha da azaltmaya çalışıyorlar.

(bkz: bedelli askerlik yapıp kadınım diye dolaşmak)

gerekmeyen gerekliliktir.

tüm yurttaşlara toplumsal hizmeti zorunlu kılmak gerekmektedir. misal;stk görevi.

seçmeli olacak bu görevde yurttaşlar, ister askerlik yapmalı isterse sosyal sorumluluk projelerinde yer almalıdır.

yürüyen uçak
işte bu keşifle yarışır tebrikler.

(bkz: zorunlu askerliğin bitmesi gerekliliği)
meslek olarak yapanlar yine yapsın ama erkeklerin hayatından zaten 6 ayı çalıyor. bir de kadınlardan mı çalınsın?

askerlik kadınlara da getirilirse el mahkum tabii ki giderim ama ne öğreniyorsunuz askerlikte? 50 tane adamı bir tane koğuşa tıkıyorlar yatak düzenlemeyi, tıraş olmayı öğretiyorlar.

zorunlu zamanlarda türk kadınları askerlik yapmıştır. gerekirse yine yapacağından da eminim. ülkemizde her şart eşitmiş gibi bunu dert edinmek zaten ayrı bir olay. eril nefretinize her dakika başlık açmanız da acınası.

subay olarak görev yapan, jandarma’da ve kara kuvvetleri komutanlığında astsubay olarakta göre yapan bayan askerleri hemen çemkirme. askeri jargonda kadın denmez”>* düşününce neden olmasın ki dediğim başlıktır.

ancak nöbetçi subay ve astsubayların kafayı yemesine neden olabilir. kızları dikerler diye sürekli tedirgin nöbet tutmak zorunda kalmaktan”>* bilemedim şimdi.

olması gereken algı: onda var bende yok bende de olsun.

bizdeki algı: onda var bende yok onda da olmasın.

kadınların askerlik yapmasına gerek yok ama 6 ay askere giderek hem bedelli yapanlarla hem de kadınlarla akademik, iş vb. alanlarda dezavantaj oluşuyor bu eşitsizliğin giderilmesi için askerlik yapanlara birtakım pozitif ayrımcılıklar sunulmalı.

en kaba ve ilk akla gelen: bedelli paraları ile kadınların işe girdiklerinde maaşlarının bir kısmı belli bir miktar olarak askerlik yapanlara maaş olarak aktarılması olabilir. ama yeme sırası hükümetten halka gelmez tabii. he bunun ideali devletin o parayı ödemesidir de, devlet işlevini o kadar yitirmiş ki bu alanda aklıma devletten ziyade vatandaşın ödemesi geldi hshshs.

gereklilik olup olmadığı tartışılabilecek öneri.

şahsen ben giderdim sanırım. dünyanın bin türlü hali var. bazı şeyleri öğrenip bazı durumlara hazırlıklı olmak iyi olurdu.

her kadının bundan kaçacağını düşünüyorsanız epey yanılıyorsunuz demektir.

askerlik de aslında doktorluk, öğretmenlik gibi bir meslek değil midir?

madem bu mesleği yapanlar var, erkek kadın ayırılmamalı. ama sivil vatandaşa da askerlik zorunlu tutulmamalı, ohal hariç. ohal durumlarında ise tabi ki kadınlara da erkekler kadar zorunlu olmalı.

he bi’ de bir yazar yukarıda demiş ki: “o pis ortamı o güzel varlıklara layık görmüyorum.” hheehehe”>*

bu ülke hem kadınların hem de erkeklerin aynı derecede, eşit emekleri ile kurtarılıp kurulmuştur.
kadınların bazıları savaşa katılmış, bazıları yaralıların bakımını üstlenmiş, bazıları cephane üretimi ve ulaştırılması sorumluluğunu almış ve bu sorumluluğu alırken kendi küçücük yavrusunun üzerindeki battaniyeyi alıp cephaneliklerin üzerini örtmüştür. gerektiğinde kendi yemeklerinden, kıyafetlerinden, zamanlarından, gençliklerinden, çocuklarından, o en sevdiklerinden vazgeçmesini bilmişler ve vatan uğruna feda etme yürekliliğini göstermişlerdir.

klavye başından, sanki kadınların hiç payı yokmuş, tek yaptıkları evlerinde oturmakmış gibi ve gerektiğinde mücadeleci ruhlarını göstermiyorlarmış gibi böyle bir başlığın açılmış olması ve ”madem eşitlik, her alanda olsun” demek çok basit kaçıyor. bazı insanların tek yaptıklarının kötü niyetleriyle klavyede birkaç harfe basarak kelime ve cümle oluşturmak olduğunu düşünüyorum. harflere basıyorsunuz sadece, düşünmüyorsunuz.

bir dahakine düşünün, olur mu?

eğer öyle bir durum olursa erkekler gibi kadınlarda gider tabiki hiçbir türk vatandaşının bundan gocunacağını da sanmam ancak bu düşüncenin ” kadınlar da vatani görevlerini yerine getirsin, her türk vatandaşı silah tutmayı öğrensin ülkesini savunabilsin ” temeline dayanmasını isterdim.
ama daha çok ” kadınlar yapamaz, biz askere gidiyoruz onlar geziyorlar eğleniyorlar ” düşüncesinden kaynaklanan bir fikir. adalet bu şekilde sağlanmaz.

dünya hep savaş halinde. silah tutulmayan savaşlarda ne yapacağız?

erkekler çocuk doğurursa ben askere giderim. gitmezsem gelip bulun beni, tükürün yüzüme.?”>*

yani aslında yukarıda birisinin de belirttiği gibi en azından temel askerlik eğitimlerini almamız faydalı olabilirdi ülkemiz açısından ama ben artık siha gibi araçların üretilmesiyle askerliğe çok da ihtiyaç kalınmayacağını düşünüyorum. artık ekonomik, teknolojik savaş çağlarına geçiş yapıyoruz. ülkemizin sınırındaki terör olayları bittikten sonra bu kadar geniş çaplı asker ihtiyacımız olmaz diye düşünüyor ve ümit ediyorum.

(bkz: sözlükte gereksiz başlık artışı)