arkada da smooth operator çalar, kaliteli düzeyde hanımlı beyli değişik fantezi dünyalarına yol alırdım.
bunu anlamak için, o yılları, o anları, o dogmaları, o kültürü yaşamak gerekir.
ana babaya bile ismiyle hitap etmenin başladığı bir süreçte bu tür olayları anlamak mümkün değildir.
hanım: hükümdar eşi/ kraliçe
bey/beg: reis, efendi.
beğenmeyen aşkitom desin.
konuya gelirsek bu kulaklar babasından bahsederken x bey diyeni bile duydu. şaşırıyorum ama sebebini bilmiyorum.
orta asyada çin sultanı ile türk han’ı bir toplantıda buluşuyorlar. o zamanlar kadın çok önemli türk toplumunda. o yüzden türk hanı yanında karısını da getiriyor. çinli şaşırıyor tabi, kadının ne işi var burada diye. soruyor bu kim diye. türk hanı da cevap veriyor;
“bu da benim han’ım”
o yüzden hanım kelimesini kullanmayı seviyorum, eşime de anlattım bu hikayeyi o da bu hitap şeklini seviyor.
hanım/bey bir saygı ifadesidir. siz evlendiğiniz kişiye saygı duymayabilirsiniz, ondan bahsederken benim karı diye bahsedebilirsiniz, sizde o potansiyel var çünkü.
allahın düdüğü.!
aynı insanı yerden yere vurmalarından neler çektiklerini ağlaya zırlaya anlatmalarından daha iyi olan durum.
kendi derdimi unutup onlara acıyorum öyle bir ajitasyon yapıyorlar.
biri fatma hanım der diğeri alaettin usta. benim de hoşuma gidiyor birbirlerine böyle hitap etmeleri. çok tatlılar.smiley”>*
not: eşim bana hanım demiştir. o sırada ben!

küçükken çok ilginç ve hoş gelirdi bu beyli hanımlı sesleniş.
yani kibar bir bahsetme tarzı. uygun bulduğum bir şey.
rahmetli dedem, ismail
birbirlerine leylâ hanım – ismail bey diye hitap ederlerdi. dedem sinirlenince bir ya nidası koyardı, “ya leylâ hanım!” derdi ve, “aman be” diye pik yapardı. bu, ne halin varsa gör demek. sonra yakardı sigarasını, pek sönmeyen.
uzak olmadığım bir sesleniş hali. severim. seslenirim. ama eski isim olması lazım.
dur ben eski isimli birini buliyim.